Anime Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anime Günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mayıs 2014 Cuma

Taşındık!





Selam, nasılsınız millet iyisinizdir inşallah?

 2010 yılından beridir  faaliyet gösteren günlüğümüzü nihayet bir tık öteye geçirerek tabiri caizse çaylaklık döneminden kalfa ile ustalık dönemine geçirdik çok şükür. 
Yeni adımız Klavye İzi ve adresimiz ise 



Tüm takipçilerimizi bekliyoruz. 
Görüşmek ümidiyle Allah'a emanet olun. 


19 Şubat 2014 Çarşamba

Joseph Gordon-Levitt, Sandman Filmininde Hem Yönetmen Hem Oyuncu Olacak!

Edebiyat dünyasından da bolca ödül alan Sandman serisi beklenmedik bir ismin yönetmenliği ile beyazperdeye taşınıyor.




Neil Gaiman ın 1989 yılından itibaren toplamda 75 sayı olarak piyasaya sürülen ve hem çizgi roman, hem de edebiyat dünyasında yankı uyandıran eseri Sandman beyazperdeye uyarlanıyor. Şimdiye kadar uyarlama için adı geçen Joseph Gordon-Levitt bugün yaptığı resmi açıklamayla beraber dedikodulara da son verdi. Ünlü oyuncu Sandman filmini hem
yönetecek, hem de filmin başrolünde yer alacak.

Sandman serisi evren içinde evren ilkesine dayanan ve Dream adlı alegorik karakterin şoke eden gerçek üstü maceralarını konu alıyor. Sandman'in kardeşleri arasında ise Death, Desire, Despair, Delirium, Destruction ve Destiny gibi "mühim" isimler bulunuyor. Twitter üzerinden gelen açıklamada Gordon-Levitt, senaryonun ön yazım aşamasında olduğunu eklemiş. Tweet'te kullanılan "Prelude" hashtag'i ise hikayenin serinin başlangıcını anlatacağına işaret olarak yorumlandı.


Alıntıdır


Yazar: durukan

'Khaleesi'nin yeni rolü

Yeniden çekilecek Terminatör filminde Sarah Connor rolü için İngiliz oyuncu Emilia Clarke seçildi.



Beyazperdeye geri dönmeye hazırlanan Terminatör filminde Sarah Connor rolü için arayış sona erdi. Üç oyuncu arasında geçen seçmelerden Game of Thrones dizisinin Khaleesi’si Emilia Clarke galip olarak ayrıldı.

26 yaşındaki Clarke, Game of Thrones dizisindeki Daenerys Targaryen rolüyle ünlendi. Clarke, Terminator:Genesis adı verilen filmde Jason Clarke, John ve Arnold Schwarzenegger’e eşlik edecek.

Dizideki rolüyle ‘ejderhaların annesi’ olarak anılan Clarke, bu kez robotları karşı direnişi başlatan John Connor’ın annesi olarak kamera karşısına geçecek.

Clarke, son olarak Jude Law ile birlikte rol aldığı 'Don Hemingway' filmiyle adından söz ettirmişti.


Alıntıdır...


Yazar: durukan

Avatar'ın devamı Yeni Zelanda'da çekilecek

Yönetmen James Cameron, Avatar'ın devamı niteliğindeki üç filmi Yeni Zelanda'da çekecek.

Oscar ödüllü yönetmen James Cameron, ilkini 2009 yılında çektiği Avatar filminin devamını Yeni Zelanda'da çekmek için hazırlıklara başladığını açıkladı.

Ünlü yönetmen, başkent Wellington'da Başbakan John Key ile düzenlediği ortak basın toplantısında Lightstorm Entertainment ve Twentieth Century Fox şirketleri tarafından çekilecek üç filmin yapımcılığını Jon Landau'nun üstlendiğini belirtti.

"Titanic", "Alliens" ve "The Terminator" gibi efsanevi filmlerin yönetmeni Cameron, Avatar'ın devamı niteliğindeki üç filmin 2015'ten itibaren dokuz ay içinde çekileceğini söyledi.

İlk filmi Aralık 2016'ya yetiştirmek istediklerini kaydeden Cameron, ikinci filmin 2017, üçüncü filmin ise 2018'de gösterime gireceğini ifade etti.

Cameron, filmlerin bazı sahnelerini saniyede 48 kare kullanarak çekecek. Filmlerde genellikle saniyede 24 kare kullanılıyor.

Üç boyutlu çekilecek filmler için bütçenin yüzde 25'ini Yeni Zelanda hükümeti karşılayacak.

Dünya çapında yaklaşık 2,8 milyar dolar gişe geliri elde ederek sinema tarihinin en kazançlı filmlerinden biri olan Avatar, 67. Altın Küre Ödülleri'nde En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerine, 82. Akademi Ödülleri'nde de "En İyi Sanat Yönetmeni", "En İyi Görüntü Yönetmeni" ve "En İyi Görsel Efekt" dallarında üç ödüle layık görülmüştü.

Pandora adlı bir gezegende geçen film, mavi derili, insansı görünümlü, barışçıl olan Na'vi halkı ile gezegeni ele geçirmeye çalışan insanların öyküsünü anlatıyor.

James Cameron, 26 Mart 2012'de "Deepsea Challenger" adlı tek kişilik denizaltı ile Mariana Çukuru'na inerek 50 yıl aradan sonra çukura giden ilk insan olmuştu.

Alıntıdır...


Yazar: durukan

Robocop - 2014




Evet 90'ların Efsanesi Yeniden Karşımızda...

Şubat 2014 te gelmesi beklenen film RoboCop  hakkında bilmediğimiz yoktur buna eminim. Peki bu hakkında herşeyi bildiğimiz RoboCop'ı seyrettirecek ne olabilir ki değil mi? 
Bence yapımcıların şöyle davranması makul olacaktır hikâye hakkında herşey bilinse de amaç herkesin bildiği bu hikâyeyi günümüz teknolojisiyle seyirciye nasıl anlatılacak olunduğu. İşte seyircilerin bu sinemada aradığı tek merak konusu bu olacak sanırım. Aynı günümüzde ki Superman, Batman,Örümcek Adam serileri gibi. 

Filmin başrolünü  Joel Kinnaman (Alex Murphy / RoboCop) üstlenmiş ve kadroda Marvel dan da çok iyi bildiğimiz Samuel L. Jackson (Pat Novak) ve Batman'in ünlü komiseri rolünde ki Gary Oldman (Dr. Dennett Norton) gibi ünlü isimlerde var. Valla Samuel L. Jackson ı saçlı görmek çok tuhafıma gitti orası ayrı konu tabi :D

Sonuçta kadro güzel ve  ortaya da güzel şeylerin çıkacağı belli olsa da inşallah bu seriyi batırmadan güzel şekilde  yayınlarlar. Şu ana  kadar herhangi bir 3D olayına girişmemişler bu kendi adıma konuşacak olursam eğer gayet sevindirici bir durum. Çünkü çoğu 3D yapımlarda sırf  3D olacaz diye kasıp  filmde iki üç yaprak  havalanması ve ışık oyunlarından öteye gidilemedikleri için gayet başarılı bir karar olmuş. Sonuçta ona verilecek sermaye ve zamanı filmi daha iyi şekilde yapmak için harcadıklarında daha harika olacağı kanısındayım.

Hepinize iyi seyirler dilerim.  








Yazar: vkopuzoglu

Matataki (Bir Işıltı)



Yapım: 2010 ~ Japonya
Tür: Dram, Romantik
Yönetmen: Itsumichi ısomura
Senaryo: Itsumichi ısomura, Ren Kawahara
Senaryo (Kitap): Ren Kawahara

İzumi adındaki genç kız erkek arkadaşı Junichi'yi talihsiz bir motorsiklet kazasında kaybettiği için acı çekmektedir. Sevgilisinin bu ani ölümüyle yaşadığı şok yüzünden kazadan sonra hafızasını kaybeder. Makiko adındaki avukat, İzumi'ye hafızasını kazanması için yardım etmeye başlar.






gerçekten insanı ağlatan filmler arasın da çok beğenerek izlediğim bir filmdi tavsiye ederim. :)
Arzukervan Masaki Okada filmi belki izlemişsindir. izlemediysen umarım bu filminide beğenirsin :)







Yazar: İtachi

Koizora



Mika liseye yeni başlamış, düşlerindeki aşkı bekleyen utangaç liseli bir genç kızdır.. Bir gün kız arkadaşı hoşlandığı çocuğu gösterirken yanındaki sarışın garip görünümlü çocukla kazara çarpışırlar. Sarışın çoçuğun ilgisini çeken Mika bir süre sonra okulda telefonunu kaybededer. Uzun arayışının sonunda telefonunu kütüphanede çalarken bulur ve telefonun ucunda adının 'sır' olduğunu söyleyen bir çocuk vardır.. Israrcı çocuk ve susmak bilmeyen telefonları başlarda rahatsız olan Mikada da zamanla alışkanlık haline gelecek ve onu görme isteği uyandıracaktır..
telefondaki kişinin asıl kim olduğunu öğrendikten sonra işler daha garipleşicek fakat bu kişiyi tanıdığına da çok mutlu olcaktır.










bu yapımı paylaşmadan geçemezdim çok çok güzel ve etkiliyici, bu filmin ayrıca mangası ve diziside var. şiddetle tavsiye edilir :)

buda mangasından:





Yazar: İtachi

I Give My First Love to You (İlk Aşkımı Sana Veriyorum)



Yönetmen: Takehiko Shinjo
Yapım Yılı: 2009
Süre: 122 Dakika
Tür: Dram
Nam ı Diğer:
Boku no hatsukoi wo kimi ni sasagu
Vizyon Tarihi: 24.10.2009

Konusu:
Takuma Kakinouchi, çocukluğundan beri kalp sorunlarıyla hastaneye kaldırılmaktadır. Takuma ve Mayu Taneda’nın hikâyesi işte burada başlar: Hastanedeki kardiyoloğunun kızı olan Mayu ile 8 yaşında tanışan Takuma, gün geçtikçe küçük kızla arkadaş olur.
Geçen zamanla birlikte gittikçe yakınlaşsalar da; Takuma kendini kasten Mayu’dan uzak tutmaya başlar çünkü 20 yaşından sonra kalbinin daha ne kadar dayanacağını bilmemektedir. İki genç büyüdükçe ve aralarındaki bağlar güçlendikçe, hikâyeleri de çözülmeye başlayacaktır ancak Takuma, Mayu’ya sekiz yaşındayken tutamayacağı bir söz vermiştir…







benim etkilendiğim yapımlar arasında az ağlatmadı  :'( izlemeniz tavsiye edilir.

boku no hatsukoi wo kimi ni sasagu trailer eng subbed | izlesene.com

Yazar: İtachi

Prison Break




Prison Break, ABD yapımı bir aksiyon dizisi. Hikâye ise Paul Scheuring tarafından ortaya atılmış ve FOX şirketi tarafından 2005 yılında dizi hayatına adım atmıştır.
Dizinin başrollerinde Wentworth Miller, Dominic Purcell, Sarah Wayne Callies, Amaury Nolasco yer alır. Yaklaşık 42 ülkede yayınlanan 22 bölümlük ilk sezon, ABD'de 29 Ağustos 2005 tarihinde Fox kanalında gösterilmeye başlanmıştır, Türkiye'de CNBC-e kanalı tarafından yayınlanmıştır. Sezon finali Türkiye'de 15 Mayıs 2006 tarihinde yayınlanan dizinin ikinci sezonu, 1 Mart 2007 tarihinde CNBC-e ekranlarına geri dönmüştür. Aynı sezon, 26 Temmuz 2007 tarihinde Sona bölümü ile sona ermiştir. 3. sezon 17 Eylül 2007'de başlamış ve 22 bölüm çekileceği planlanmasına rağmen Amerikan Senaryo Yazarları Birliği'nin grevinden dolayı sadece 13 bölüm çekilebilmiştir. Bugüne kadar 3 sezon boyunca toplam 57 bölüm yayınlanmıştır. 4. sezon ise Amerika'da 1 Eylül 2008'de başlamış ve 1 Aralık itibariyle 12. bölümü yayınlanmıştır. 4. sezonun finali aynı zamanda dizinin finali olacağı açıklanmıştır. 15 Mayıs 2009 itibariyle dizi final bölümü ile ekranlara veda etmiştir


biliyorum biliyorum hepinizin kesinlikle bildiğiniz bir dizi ama napim içimdeki Michael sevgisi beni paylaşmam için dürtükledi ;D
çoook sevdiğim bir dizi ne kadar ana karektere haksızlık edildiğini düşünsem de :-\  tekrar tekrar dvd lerini izlerim. izlemeyen varsa şiddetle tavsiye ederim 
:D 
yazar: itachi

Fringe



Fringe, J. J. Abrams, Alex Kurtzman ve Roberto Orci tarafından kurgulanan Amerikan bilim kurgu dizisi. Dizide Kamu Güvenlik Teşkilatı (Department of Homeland Security) denetimi altındaki FBI'ın bir kolu olan ve Boston, Massachusetts merkezli Fringe Bölümü anlatılmaktadır. Fringe takımı korkunç ve tüm dünyayı etkileyebilecek açıklanamayan olayları açıklamak için alışılmamış bilimsel yöntemlerden ve FBI soruşturma yöntemlerinden yararlanmaktadır. Dizi The X-Files, Altered States, The Twilight Zone ve Dark Angel dizilerinin harmanlanmasından oluşmuştur.


polisiye dizilerini severim ama ana karekter olayları farklı bir yolla çözerse işte bunu daha çok severim 
:D 
yazar: itachi

Dr Who



Doctor Who (Türkçe anlamıyla Doktor Kim) BBC yapımı İngiliz bilim kurgu televizyon dizisidir. Dizi; Doktor olarak bilinen, zamanda yolculuk yapan insansı Dünya dışı yaratık olan Zaman Lordu'nun maceralarını anlatmaktadır. Doktor, dışarıdan 1950'lerden kalma bir polis kulübesi gibi görünen TARDIS adındaki bilince sahip ve zamanda yolculuk edebilen bir uzay gemisi ile evreni araştırır. Doktor, yardımcıları ile beraber uzay ve zamanı keşfeder, sorunları çözer, yaratıklarla yüzleşir ve tarihe yapılan müdahalelere engel olur.
Guinness Rekorlar Kitabı tarafından dünyanın en uzun süren bilim kurgu televizyon programı olarak listelenen dizi aynı zamanda İngiliz popüler kültürünün de önemli bir parçasıdır. Dizi iyi planlanmış hikâyeleri, ilk yayınlandığı dönemdeki düşük bütçeli yaratıcı özel efektleri ve elektronik müzik kullanımındaki önderliği ile tanınır.
6. Sezonun finali 1 Ekim 2011'de 'The Wedding of River Song' adlı bölümle yapıldı. 7.sezon 5. bölümde (The Angels Take Manhattan) Amy ile Rory karakterlerini canlandıran Karen Gillan ve Arthur Darvill diziden ayrıldı.Daha öncede 7.Seon 1.Bölümde (Asylum of the Daleks) rol alan Jenna Louise Coleman, 7.Sezon 6.Bölüm (The Snowmen) ile birlikte Clara karakteriyle diziye katıldı.
Doktor, Gallifrey gezegeninden gelmektedir ve oradaki tüm ırk gibi bir zaman lordudur. Zaman lordları ve Dalekler arasında gerçekleşen ve "Son Büyük Zaman Savaşı" (The Last Great Time War) olarak bilinen büyük savaş her iki ırkın da sonunu getirdikten sonra, Doktor hayatta kalan ve türünün sonuncusu olan tek zaman efendisi olarak TARDIS ile beraber kaçmayı başarır ve büyük yolculuğuna başlamış olur.
Doktor neredeyse ölümsüzdür ve bunun kaynağı, onun ölümü kandırmak olarak tanımladığı ve tüm zaman lordlarının yapabildiği hücre yenilenmesidir. Hücre yenilenmesi, zaman lordlarının ölüm zamanı geldiğinde, dış görüntülerinin tamamen değişip yeni biri olarak hayata dönmeleri anlamına gelmektedir. Her ne kadar hayatlarının devamını sağlasada, bu süreç, görüntülerinin yanında tüm benliklerinin ve karakterlerinin de değişmesine neden olduğu için zorlu ve acı vericidir. Doktor, şu ana kadar karakter değişimine sebep olan 10 hücre yenilenmesi geçirmiştir. Ancak modern serinin 4. sezon bölümü Journey's End'de geçirdiği hücre yenilenmesinde enerjisini kesilmiş eline kanalize edip, aynı DNA'ya yoğunlaştırarak yeni bir görünüş ve karaktere sahip olmadan 10. Doktor olarak kalmış fakat böylelikle bir hakkını harcamıştır. Şu an görüntüde 11. hayatındadır ancak 11 hakkını kullanmıştır. Hücre yenilenmesi sonsuza kadar devam etmemektedir ve zaman lordları yalnızca 12 defa yenilenebilmekte, yani 13 hayata sahip olabilmektedir. Ancak Doktor'un yaratılış ve genetiğindeki farklılık nedeniyle hücre yenilenmesinin sınırı bilinmemektedir.
11 hayatı boyunca, insan ırkının eşsiz duyguları nedeniyle Dünya'ya zaafı olan Doktor, kendine neredeyse her zaman Dünyalı bir yol arkadaşı seçmiştir ve bu yol arkadaşlarıyla uzayın ve zamanın en ücra köşelerine yolculuk yapıp, olmaması gereken yanlışlıkları onarmakta ve evrenin düzenini korumaktadır.
Doctor Who'nun 1963'te ilk kez izleyicisiyle buluşmasıyla yolcuğuna başlayan Doktor, 90'lardan itibarenki 10 senelik bir aradan sonra, 2005'te daha modern ve yeni bir seriyle karşımıza yeniden çıktı ve 9. Doktor (Christopher Eccleston), yeni bir TARDIS ve yeni bölümlerle ekranlara dönerek günümüzde hala devam eden yolculuğuna yeniden başlamış oldu. birinci sezonun sonunda (2006) Doktor, yol arkadaşı Rose'u kurtarmak için Tardis'in Kalbi'nin enerjisini absorbe ederek 9. hayatına son verdi ve yenilenme geçirerek 10. Doktor'u (David Tennant) ekranlara getirmiş oldu. David Tennant, üç sezon boyunca dizide rol aldı. Dördüncü sezonun sonunda (2010) o dönemki yol arkadaşı Donna Noble'ın büyükbabasını kurtarmak için kendini feda ederek, David Tennant'ın ayrılışı adına büyük bir finalle birlikte, 10. Doktor ekranlara veda etti ve böylece 11. ve şu anki Doktor (Matt Smith), Amy Pond (Karen Gillan) eşliğinde beşinci sezon serüvenine başlamış oldu. Amy'nin nişanlısı olan Rory Williams (Arthur Darvill) ile evlenmesiyle birlikte, uzun süre boyunca tek bir yol arkadaşıyla yolculuk eden Doktor, günümüzde devam eden altıncı sezonda serüvenlerine Amy ve Rory ile birlikte bir takım olarak atılmaya başlamıştır. Yedinci sezon beşinci bölümde Ağlayan Melek adı verilen tür tarafından Rory zamanda kaybedilmiştir. Amy de Rory'nin gidişine dayanamamış ve o da aynı şekilde onun yanına gideceğine inanıp kendini feda etmiştir. Yine yedinci sezonda Jenna-Louise Coleman Doktor'un yeni yol arkadaşı olarak karşımıza çıkmıştır. Yeni sezonda Daleklerin hafızasından Doktor silinmiştir ve Dalekler Doktor'un kim olduğunu bilmemektedir.


Kaynak :Vikipedi

Tüm Doktorlar

durukan

Pushing Daisies





Ned dokuz yaşındayken, dokunduğu cansız varlıkları yeniden hayata döndürebildiğini keşfeder. Dokunuşlarıyla çeşitli canlılara hayat vermeye başlar. Günün birinde annesi gözlerinin önünde ölünce çaresizce yeteneğini kullanır ve annesini diriltir. Ancak bu noktada, sahip olduğu yeteneğin çok büyük bir yan etkisi de ortaya çıkar. Ned’in dirilttiği kişi yalnızca 1 dakika hayatta kalmak zorundadır. Aksi takdirde onun yerine bir başkası hayatını kaybetmektedir. Ayrıca Ned’in hayata döndürdüğü kişiye bir kere daha dokunması o kişinin sonsuza dek ölümüne yol açmaktadır
Tüm bu karmaşa içinde Ned hayatına devam eder ve annesinin ölümüyle ilişkili olan turtalara gönül verip kendine bir turtacı açar. Günlük işleri sırasında yanlışlıkla ölümden kurtardığı birinden ötürü bir özel dedektif Ned’in sahip olduğu yeteneği öğrenir. Dedektif, Ned’den kendisine yardım etmesini ister. Ned, cinayet kurbanlarına dokunacak ve onlara kendilerini kimin öldürdüğünü sorup, bir dakika içerisinde onlara tekrar dokunarak ölüler diyarına yollayacaktır. Dedektif de bu sayede cinayetleri çözecektir. Ned teklifi kabul eder ve dedektif ile çalışmaya başlar. Ancak bir gün çocukluk aşkının gizemli bir şekilde hayatını kaybettiğini öğrenir. Doğup, büyüdüğü kasabaya geri döner ve ilk göz ağrısı Chuck’ı hayata döndürerek ona kendisini kimin öldürdüğünü sorar. Ancak Chuck’ın yeniden hayata dönmesi Ned için işleri karıştırır. Ned, Chuck’ı bir daha kaybetmeyi göze alamaz ve bir dakika içinde ona dokunmayarak başka bir kişinin ölümesine neden olur. Chuck artık hayattadır ancak Ned’in ona bir daha asla dokunmaması gerekmektedir.


CNBCE takipçileri muhakkak bilir bu diziyi benim çok beğendiğim diziler arasında sizinde beğeniceğinize eminim
:D 
yazar: itachi

First Time

 "Neli şeker seversin? Elmalı mı portakallı mı şeftalili mi?"



Yapımcı: William Kong
Yönetmen: Han Yan
Tür: Dram-Romantik
Süre: 106 Dakika
Müzik: Fai Young Chan


22 yaşındaki Shiqiao annesi Zheng Quing ile birlikte yaşamaktadır. Bir balerin olmak isteyen Shiqiao kas zayıflığı hastalığına sahiptir. Tedavisi hafıza kayıplarına yol açmaktadır. Bir gün bir fuarda her zaman hoşlandığı eski okul arkadaşı Gong Ning ile karşılaşır. Shiqiao'nun annesinin itirazlarına rağmen, ikili çıkmaya başlar. Gong Ning rock grubuna daha fazla zaman ayırmak için üniversiteden ayrılmıştır. Eski kız arkadaşı ise ondan hayatına odaklanamadığı için ayrılmıştır. Ancak Shiqiao için Gong Ning mükemmel sevgilidir.






Daha demin izledim filmi çok güzeldi çok beğendim. ;) tavsiye ederim.Başroldeki kızın şirinliği iç dünyasını anlatışı çok hoştu..



Yazar: İtachi

Death Note 1 Live action

Death Note 1


Yönetmen: Shūsuke Kaneko
Senaryo: Tsugumi Oba (manga), Takeshi Obata (manga), Tetsuya Oishi
Yapımcı: Toyoharu Fukuda ,  Takahiro Satō
Oyuncular: Ken’ichi Matsuyama , Erika Toda , Shido Nakamura , Nana Katase ,
Tatsuya Fujiwara , Asaka Seto , Sota Aoyama , Shunji Fujimura , Shigeki Hosokawa , Takeshi Kaga , Shin Shimizu
Müzik: Kenji Kawai
Yapım Yılı: 2006
Gösterim Tarihi: 17 Haziran 2006 
Süresi: 126 Dk.
Tür: Fantastik, Gerilim, Gizem, Macera, Polisiye, Suç
Dil:  Japonca
Ülke: Japonya
Anime: Death Note


Konusu: Japonya'da Tsugumi Ooba tarafından yazılıp Takeşi Obata tarafından resimlenen bir manga olarak başlamıştır. İlk önce, Şūeişa tarafından Haftalık Shonen Jump adlı bir dergide Aralık 2003’ten Mayıs 2006’ya kadar yayınlanmıştır. Toplam 108 bölümden oluşur. Daha sonra bu bölümlerden canlı bir film oluşturulmuştur. Hikâye anime ve mangada benzerlik gösterse de farklılıklar mevcuttur.
Yagami Light, zeki ve derslerinde gayet başarılı bir lise öğrencisidir. Light için bu dünyada en önemli şey adalettir. Haberlere yansıyan cinayetlerden ve insanların yozlaşmasından son derece bıkmıştır. Bir şinigami olan Ryuk, Şinigami Dünyasında hep aynı şeyleri yapmaktan sıkılmıştır ve eğlenmek için sahip olduğu iki Ölüm Defteri' neden birini dünyaya atar. Bu defteri Light bulur. Defteri açtığında ilk olarak kuralları okur. "Bu deftere ismi yazılan kişi ölür." maddesini görünce bunu bir şaka zanneder. Ama yine de defteri alır. Eve geldiğinde televizyondaki haberlerde bir rehin tutma haberi yayınlanır. Şüphelinin ismi ve yüzü televizyonda açıklanır. Light, tereddüde düşsede "böyle bir şeyin gerçekleşmesinin imkânsız olduğu" düşüncesine inandığı için şüphelinin ismini deftere yazar. 40 saniye sonra televizyondan şüphelinin kalp krizi geçirip öldüğünü öğrenince defterin gerçek olduğunu anlar. Light, bu defteri kullanarak dünyaya adaleti sağlamak ve Yeni Dünyanın Tanrısı olmak ister. Suçluların sürekli kalp krizi geçirerek ölmesi, insanlara bu ölümlerin tesadüf olmadığını hissettirmiştir. Halk tarafından Light' a "Kira" (Jap: Katil) ismi verilir. Bazı insanlar Kira' yı adalet adına yaptıklarından dolayı desteklerken, bazı insanlar ise bunun insanlık dışı olduğu gerekçesiyle Kira' yı desteklemez. Light, insanların kendisini desteklememesine aldırmaz. Ona göre ister iyi ister kötü olsun, karşısına çıkan herkesi yok edecektir. Sonra, Interpol tarafından bu gizemli ölümler hakkında bir soruşturma başlatılır. Soruşturmaya dedektif "L" de dâhil edilir. "L", "Kira"nın Japon vatandaşı olduğunu yaptığı bir test ile anlar. "L", Kira' ya yaptıklarının insanlık dışı olduğunu ve bunun için idam edileceğini söyler. Böylelikle ikisi arasında bir savaş başlar. Kimliği ilk deşifre olan kaybedecektir.

1-Deftere adı yazılan kişi ölür.
2-Eğer deftere ismi yazan kişi ismi yazılan kişinin yüzünü bilmiyorsa o kişi ölmez, bu kural sayesinde aynı ismi taşıyanlar etkilenmez.
3-Deftere adı yazılan kişi en az 40 saniye sonra ölür.
4-Eğer ölüm nedeni belirlenmezse, kişi basit bir kalp kriziyle ölür.
5-Ölüm şekli yazıldıktan sonra detayları 6 dakika 40 saniye içinde yazılmalıdır.
6-Defter eğer yere 1 defa değerse o zaman dünyanın malı olur.
7-Sadece defterin orijinal sahibi Ölüm Tanrısını(shirigami) görür ve sesini duyar.
8-Ölüm defterini kullanan kişi ne cennete ne de cehenneme gider.
9-Ölüm defterine dokunan her insan Ölüm Tanrısını görür ve sesini duyar.
10-Eğer defterin orijinal sahibi ölürse, defter Ölüm Tanrısına ait olur.
11-Defterin sahibi defteri kullandıktan en geç 39 gün sonrasında Ölüm Tanrısını görür.
12-Defterin orijinal sahibi olan Ölüm Tanrısı prensipte defterin sahibi olan insana yapacağı hareketlerle yardım etmemeli ve zarar vermemelidir.
13-Ölüm Tanrısının defterin nasıl kullanılacağı ve içeriği hakkında insan sahibine açıklama yapma zorunluluğu yoktur.
14-Ölüm Tanrısı ölüm defterine isim ekleyerek ölen kişinin fazla yıllarını alıp kendi hayatını uzatırken insanlar uzatamazlar.
15-Ölüm defterini kullanan kişi kendi hayatını kısaltır.
16-Ölüm defterinin insan sahibi kendi hayat süresinin yarısını Ölüm tanrısı gözüyle takas edebilir. Bu göz gördüğü insanın yaşam süresini ve gerçek adını görür.
17-Ölüm tanrıları bilindik yöntemlerle ölmezler. Ancak bir insana aşık olup onun hayatını kurtarmak için ölüm defterini kullanmakla ölürler.
18-Deftere yazılan ve fiziksel olarak mümkün olmayan ölüm şekilleri sonuçta basit bir kalp krizine dönüşür.
19-Defterden koparılan çok küçük bir parça bile tam etki gösterir.
20-Deftere yazılan tüm mümkün ölüm şekilleri ve detayları ancak okunabilir bir şekilde yazılırsa gerçekleşir.
21-Defterin orijinal sahibi olmayan bir kişi bile defteri tam etkisiyle kullanabilir.
22-Defter, 780 günden küçük kişileri etkilemez.
23-Yazılan kişinin adı 4 defa yanlış yazılırsa defter o kişiyi öldürmez.
24-Defter çalınır veya kaybolursa 490 gün içinde geri alınmadığı takdirde sahipliği yitirilir.
25-Defter'e 490 gün boyunca dokunmayınca (herhangi bir parçasına sayfasına ) Defterle olan anılar silinir hafıza kaybı yaşanır. Fakat Deftere dokunduğunda her şeyi geri hatırlar.
26-Bir ölüm defterine ismi yazılan kişinin ismi başka bir deftere yazılsa da 2. defter işlev görmez.
Alıntıdır:vikipedi

Fragman






















Yazar: arzukervan