anime tanıtım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anime tanıtım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2011 Çarşamba

Midori No Hibi

Midori No Hibi
Diğer Adları:  Midorili Günler,美鳥の日々, Midori Days, My Days With Midori
Tür:  Komedi, Okul, Ecchi
Bölüm: 13
Ülke: Japonya
Firma/Stüdyo: Studio Pierrot, Bandai Visual, Shogakukan, TOHO
Yönetmen: Tsuneo KOBAYASHI
Orijinal Eser: Kazurou INOUE
Müzik: Yoshihisa HIRANO, Yoshiyuki ITO
Kategori: Tv Serisi
Yapım Yılı:  2004
Senaryo: Kazuhisa SAKAGUCHI, Mamiko IKEDA, Shinya KAWABATA, Takuya SATO
Karakter Tasarımı: Kusumoto Yuuko
Dizayn: Yuko KUSUMOTO





“ Selam ben Sawamura Seiji.
17 yıl 2 ay boyunca hiçbir sevgilim olmadı. Tam 20 kez reddedildim”



İşte bu sözlerle başlayan animemizin baş kahramanı Seiji kendi dediği gibi çıkma teklif ettiği kızlardan tam tamına yirmi kez red cevabı almış biridir. Tüm hayatı boyunca sadece beraber olacağı bir kız arkadaş arıyordur. Aslında kendisi tamamen sıradan bir lise öğrencisidir ve sıradan da bir hayatı vardır.
Sawamura Seiji tam anlamıyla okulun kabadayısıdır. Sert ve kaba biri olduğu kadar, “şeytanın sağ eli” dediği sağ eli ile çok güçlüdür ve çok iyi bir şekilde dövüşmektedir. Aslına bakarsanız Seiji’nin kız arkadaş bulamamasının tek sebebi de budur. Sınıfta ki herkes özellikle de kızlar Seiji den ölesiye çok korkarlar,  hatta sınıfta ki sıra düzeni bile değişmiştir bu korkudan.



Ne Bakıyonuz Lan!


Okul dönüşü yine bir kız tarafından reddedilmiş olarak eve dönen Seiji, neden güçlü sağ elini uzattığı her kız kendisini reddettiğini sorgular. Hayatının sonuna kadar yalnız kalacağını düşünür ve nasıl olursa olsun sadece bir kız arkadaşının olmasını diler. Seiji bunları dile getirirken garip bir kız sesi duyar ve o anda şok olur! Artık güçlü sağ elinin yerinde Midori Kasugano adında bir kızı görmesiyle komedi fırtınası dolu animemiz başlar.






Sawamura Seiji’nin sağ elinde ki kız Midori ise, uzun yıllardır Seiji’ye delicesine âşıktır ama çok utangaç olduğundan dolayı Seiji’ye duygularını hiçbir zaman açıklayamamıştır. 
Seiji’nin sağ elinde olduğunu görünce resmen mutluluktan deliye döner, artık çok sevdiği Seiji-kun ile 24 saat boyunca beraber olacaktır.
Midori için harika olan bu durum, Seiji için tam tersi işler. Artık o çok güvendiği sağ elinin içinde bulunduğu anormal durumu herkesten olabildiğince saklamak zorunda kalır.


Bence romantik türden şeyleri sevmeyenlerin bile mutlaka seyretmesi gereken çok güzel ve acayip komedi bir seridir Midorili Günler.  Karakter tasarımından tutunda müzik uyumuna kadar çok güzel yapılmıştır. 




Seiji’nin bütün bu garipliklerinin üstüne bir de çok çatlak ablası ziyarete gelir. Psikopat abla da kardeşi ile türlü şekillerde uğraşması ve özellikle Midori’nin utangaç tavırlarla ve tüm sevimliliğiyle Seiji’yi ne kadar çok sevdiğini anlatırken ki tavırları görülmeye değerdir.
On üç bölümlük bu harika seriyi kesinlikle kaçırmamanızı öneririm.



Tavsiyeyi dinlerseniz yerinde olur. Yoksa size Seiji'ye yaptıklarımın aynısını yapmak zorunda kalırım uyarmadı demeyin.Nihehe

23 Aralık 2010 Perşembe

Kurokami (The Animation)


O akşam Keita yanında ki tuhaf kıza ramen ısmarlayarak hayatının artık bir daha eskisi gibi olamayacağını nerden bilebilirdi ki…

Kurokami: The Animations
Diğer Adları:  黒神 The Animation, Black God
Tür:  Fantastik, Aksiyon, Drama
Bölüm: 23
Ülke: Japonya
Firma/Stüdyo: Sunrise
Yönetmen: Tsuneo KOBAYASHI
Orijinal Eser: Dall-Young LIM, Sung-woo PARK
Müzik:              Ishikawa Tomohisa
Kategori: Tv Serisi
Yapım Yılı:  2009
Senaryo: Reiko YOSHIDA
Animasyon:  Hiroyuki NISHIMURA
Dizayn:  Hiroyuki NISHIMURA, Tsutomu SUZUKI






    Olaydan birkaç gün sonra eve geldiğinde ramen dükkânında gördüğü aynı tuhaf kızı görünce şaşkınlığını gizleyemez.  Kıza çok sert davranır ve evinden kovar. Lakin gönlü buna el vermez ve daha önce mototsumitama olduğunu ve adının Kuro olduğunu öğrendiği kızı bulup yemeğini vermek ister. Keita mototsumitama olan kızı bulur ve tam ordan ayrılacakları sırada tekrar o akşam ki gibi kendilerine ölüm kabilesi diyen garip insanların etraflarını çevrelediğini görür.  Kuro onlarla dövüşür ve Keita da bir şekilde bu kıza yardım etmek isterken ölüm kabilesinden gelen adam tarafından kalbinden vurularak ağır şekilde yaralanır.Kuro bunu görüp hemen Keita’yı alır ve hayatını kurtarmak için onunla birbirlerinin kalplerini değiştirerek sözleşme yapmasıyla asıl macera başlar.


    

   İlk olarak konusunu okuyup beğendiğim bu animenin bittiğinde beni bu kadar etkileyeceğini ummazdım gerçekten. Animeye dönecek olursak üçüzler sistemini biraz anlatmaya çalışacağım sizlere.
   Aynı  terayı paylaşan fakat üç farklı hayatı simgeleyen bir sistemdir bu. Üçüzlerden biri %50 oranla kök, diğer ikisi de %30 ve %20 teraya sahip olan yedeklerden oluşur. Eğer bu üçünden biri şans eseri birbirleri ile karşılaştıklarında terası az olan sistem tarafından kısa bir süre içerisinde hastalık,kaza vb. şekillerde hayatını kaybedip yok olurlar.Yok olan yedeklerin terası da  köke aktarılır.Eğer kök bütün yedekleri ile karşılaşır sa ve yedekleri ölürse tüm tera ve talih köke geçer ve üstün kök olur.Bu aynı Jet Li’nin filmi TEKte  ki  sisteme benzemektedir.Benzerini öldür gücü sana geçsin hesabı.Yalnız orda benzerler öldüğünde eşit olarak yayıldıysa da Kurokami de bu sadece kök olan kişiye aktarılmakta.


   

   Böyle ilginç ve güzel konulu serininde karakter tasarımları, müzikleri de gayet başarılı özellikle o biterken gösterilen bölüm çok basit görünse de gayet hoş bir mantıkla ilerlemektedir.
   Serinin konu anlatımı gerçekten başarılı olmuş insan seyrederken her bölümde hayranlığı artıyor doğrusu. Hele ki başlarda o Kuro- Keita çekişmeleri ve etrafta ki komik olaylar size çok iyi gelecektir. Yalnız animenin ortasından sonra ciddi şekilde bir iki bölüm tökezlese de sakın pes etmeyin derim. Ondan sonra öyle bir toparlıyor ki vay be diyorsunuz. Uzun soluklu bir animenin konu içeriği olarak nasıl 23 bölüme güzelce yedirildiğine şait oluyoruz resmen.








Boyuna göre çok çakal ve obur Puni Puni!

   Kurokami ilginç konusu, güzel tasarımları ve müziklerine rağmen sonu biraz yavan kalmış doğrusu. Aslında öyle çok ahım şahım bir son değil ya da berbat bir sonla bitmiyor seri ama içinizden “burasını daha iyi yapabilirlerdi” diye de demekten alamıyorsunuz kendinizi.Sonuç olarak  ufak tefek şeyleri görmezden gelirseniz sizi harika bir anime bekliyor olacak kesinlikle tavsiye ederim.  

Şimdi kuro'nun Steiner ile olan savaşından bazı karelerle sizleri başbaşa bırakıyoruz görüşmek üzere efenim bol animeli ve mangalı günler dilerim :)  



 Tek yumrukla motor parçalayan Kro! 
ehehe pardon "u" yu koymayı unutmuşuz...





 Bu sahneden sonra Kuro, Matrix 4 için  teklif aldığını sadece Anime Günlüğüne itiraf etti!
  





Yattaa - aaa!
Kuro'nun ünlü apargatı.